Yıldız Kenter Sanat Galerisi/Yıldız Kenter Art Gallery

149 metrekare alana sahip, birbirinden kemerler ile ayrılan 4 hacimden oluşan galeriye, tiyatroya katkıları, oyun gücü, kişiliği ve enerjisi ile iftihar edilen değerli sanatçı Yıldız Kenter'in adı verildi. Yerli ve yabancı sanatseverlerin bir araya geldiği Dibeklihan'da yer alan Yıldız Kenter Galerisi'nde, yıllık program çerçevesinde her 15 günde bir yenilenen resim, heykel, fotoğraf vb. sanat eserleri sergilenmektedir.

Spanning 149 square meters and consisting of four interconnected spaces separated by arches, this gallery is named after the esteemed artist Yıldız Kenter, celebrated for her contributions to theater, remarkable acting talent, personality, and vibrant energy.
Situated within Dibeklihan, a meeting point for local and international art enthusiasts, the Yıldız Kenter Gallery features a rotating selection of paintings, sculptures, photographs, and other artworks. Exhibitions are refreshed every 15 days as part of its annual program, offering a dynamic and inspiring cultural experience.

Resim

03/10/2026 - 22/10/2026

SEYR-İ TURNALAR

Pervin Karslı’nın “Seyr-i Turnalar” sergisi, turnaların zarif ve özgür yolculuğundan ilhamla, doğa ile insan ruhu arasındaki görünmez bağı ele alıyor. Özgürlük, sadakat, umut ve ruhsal dönüşümün simgesi olan turnalar; sanatçının akışkan renkleri ve katmanlı anlatımıyla yaşamın döngüsüne ve insanın içsel yolculuğuna eşlik ediyor. “Seyr-i Turnalar”, izleyiciyi doğanın şiirselliğinden kendi iç dünyasına uzanan özgün bir yolculuğa davet ediyor.

Pervin Karsli

PERVİN KARSLI

1977 yılında Trabzon'un Yomra ilçesinde doğan Pervin Karslı, sanat eğitimini 2000-2001 yıllarında Karadeniz Teknik Üniversitesi Fatih Eğitim Fakültesi Resim-İş Öğretmenliği Bölümü'nde tamamlamıştır.

Sanat üretimini eğitimcilik kimliğiyle birlikte sürdüren Karslı, çalışmalarında doğa ile insanın iç dünyası arasındaki ilişkiyi araştırmaktadır. Resimlerinde özellikle turna figürü, sanatçının görsel dilinin merkezinde yer alır ve özgürlük, yolculuk, sadakat, bolluk ve ruhsal dönüşümün simgesi olarak karşımıza çıkar.

Karslı'nın resim dili; lirik soyutlama, soyut ekspresyonizm ve çağdaş figüratif anlatımın birleştiği özgün bir estetik yapı üzerine kuruludur. Akışkan boya teknikleri, katmanlı yüzey dokuları ve hareket hissi veren renk geçişleri sanatçının çalışmalarında belirgin bir ifade biçimi oluşturur. Bu teknik yaklaşım sayesinde figürler çoğu zaman yüzeyin içinden doğuyormuş hissi verir ve resimle bütünleşir.

Sanatçı bugüne kadar 9 kişisel sergi açmış; Türkiye genelinde düzenlenen birçok sanat fuarı, etkinlik ve karma sergiye katılım sağlamıştır. Çalışmalarını resim ve farklı tasarım uygulamaları üzerinden üretmeye devam eden Karslı, doğanın şiirselliğini ve insan ruhunun derinliğini sanat yoluyla ifade etmeyi sürdürmektedir.

Turnaların Felsefesi

Turna, birçok kültürde yalnızca bir kuş değil, derin sembolik anlamlar taşıyan kutsal bir varlık olarak kabul edilir. Özellikle Türk ve Japon kültürlerinde turna; bolluk, bereket, sadakat ve uzun yaşamın simgesi olarak görülür.

Türk kültüründe turna, eski inanç sistemlerinden günümüze kadar saygı duyulan bir kuştur.

Halk inanışlarına göre turnayı öldürmek büyük bir günah sayılır; hatta turnayı öldüren kişinin lanetlendiğine inanılır. Bu nedenle turna doğanın kutsal bir emaneti olarak görülmüş ve korunması gereken bir canlı olarak kabul edilmiştir.

Japon kültüründe ise turna mutluluk, uzun ömür ve iyi talihin sembolüdür. Japon mitolojisinde turnaların bin yıl yaşadığına inanılır ve origami turnası barışın ve umut dolu dileklerin simgesi olarak kabul edilir.

Pervin Karslı'nın sanatında turna figürü bu köklü kültürel anlamlardan beslenen bir sembol olarak karşımıza çıkar. Sanatçı turnaları yalnızca estetik bir figür olarak değil; doğanın kutsallığını, insanın ruhsal yolculuğunu ve yaşamın döngüsünü temsil eden bir metafor olarak resimlerine taşır.

Sanat Manifestosu - Turnaların Ressamı -

Benim resimlerimde turnalar yalnızca bir kuş değildir. Onlar bir yolculuktur. Doğanın içinden yükselen bir ses, insan ruhunun gökyüzüne uzanan arayışıdır. Çocukluğumun Karadeniz doğasında gökyüzünü keserek geçen turna sürülerini izlerken, onların yalnızca uçmadığını, bir hikâye taşıdığını hissederdim. O günden beri turnalar benim için özgürlüğün, sadakatin ve ruhsal yolculuğun sembolü oldu. Resimlerimde kullandığım akışkan boya katmanları doğanın sürekli değişen hareketini temsil

eder. Bu akışın içinden doğan turnalar bazen kanat çırpar, bazen suyun yüzeyinde dingin bir varoluş içinde bekler. Onlar yalnız değildir. Her turna aslında insanın kendi iç yolculuğudur. Bir turna gökyüzüne yükseldiğinde insanın içindeki özgürlük duygusu da onunla birlikte yükselir. Bir turna suya indiğinde insanın içindeki dinginlik de o suya yansır. Benim için resim yapmak yalnızca bir görüntü üretmek değil; doğa ile insan ruhu arasındaki görünmez bağı görünür kılmaktır. Bu yüzden turnalar benim resimlerimde yalnızca bir figür değil, yaşamın şiiridir.

Maya - Taste of India